Kategori:

Pandemi

    Şu anda yaşadıklarım yaklaşık 11 yıl önce Psikeart dergisinin çıkarılmasında yaşanan coşkunun bir yansıması sanki…

    Psike, eski Yunancada ruh anlamına gelmektedir. Ayrıca kelebek ve bir çeşit çiçek anlamını da içerir. Çoğu kez, yaşamla ölümün buluştuğu noktada bedeni terk eden bir kelebek, bir nefes olarak tanımlanır.

    Psike ve Eros’un yaşamlarının zenginliklerini yayınladığımız dergilerin adlarında ve içeriklerinde yaşatmak istedik. Özellikle popüler bilim, sanat ve sinemayı katarak… Dergilerin her sayısı belli bir temayı ele alarak konuya farklı açılardan bakan yazarların ve sanatçıların değerlendirmelerine yer vermeye çalıştık ve bugün için Psikeart dergisinde 69. sayıya, Psikesinema dergisinde ise 29. sayıya ulaştık. 

    Psikeart dergisinde yaklaşık 7500 okura, Psikesinema’da ise 3000 okura ulaştığımız bu pandemi günlerinde dergilerin yaşamlarını nasıl devam ettirebiliriz sorularına cevap arıyoruz. Dövize indeksli kağıt ve baskı maliyetlerindeki artış ve pandemi nedeniyle yaşadığımız izolasyon günlerinde dergi dağıtımında yaşanan sorunları da göz önüne alırsak bu durumlar tünelin sonundaki ışığı görmemizi gerçekten çok zorlaştırıyor. Her ne kadar 3P, Psike ve Memlekent gibi süreli yayınlarımızı yaşatamasak da Psikeart ve Psikesinema’yı yaşatabilmek için var gücümüzle çalışıyoruz.

    Bu süre içinde “Psikeart Günleri”, “Sinemada İnsanlık Halleri”, “Sinemada Roman Kahramanları” gibi İstanbul, İzmir ve Diyarbakır’da çeşitli etkinlikler düzenleyerek dergi okurlarıyla doğrudan iletişim kurmaya çalıştık. Karşılıklı ve online olarak farklı illerde ve ilginç konularla bu etkinliklerimizi sürdürmek istiyoruz. Hem dergilere hem de gerçekleştirdiğimiz etkinliklere gösterilen ilgi bizi hem sevindiriyor hem de her türlü zorluğu aşmak için güç kaynağı oluşturuyor.

    Bu forumda yer alan bir anket ile okurlarımızın bu konulardaki düşüncelerini öğrenip, bu doğrultuda hedefleri gerçekleştirmeye çalışacağız.

    Covid 19 pandemisini yaşadığımız bu günler, herkesin enerjisini, çalışma düzenini, sosyal ilişkilerini olumsuz olarak etkiledi. Hastalık süreci ve belirsizlik kaygı düzeyimizi çok arttırdı. Ne yazık ki hastalık konusunda bilgilenme ve korunma önlemleri yaşadığımız kaygıyı yok etmiyor.

    İngiltere’de 1800’lü yıllarda kolera salgınında yaşananların bir benzerini belki de çok daha büyüğünü bugün Covid 19 pandemisinde yaşıyoruz. O dönem, kolera salgınından çıkarılan ders, kentlerde kanalizasyon sistemi kurularak atıkların sistematik bir şekilde toplanıp bertaraf edilmesi şeklinde olmuş.

    Bugün ise Covid 19 pandemisinden nasıl bir ders çıkarmak gerekiyor? Bundan böyle fiziksel mesafenin korunması sonucunu gerektirecektir diyebilir miyiz? Öyleyse sevgi ve dostluk için sarılmanın olmadığı bir dünya çok sevimsiz olacaktır.

    Merak ettiğim pandemi sonrası bizi nasıl bir yaşam bekliyor? Tüketimi kısıtlayarak yeni bir düzen mi oluşturacağız? Fazla tüketmeden mutlu olabilmenin yollarını mı arayacağız? Doğaya ve eski toplumsal yapıya geri mi dönmemiz gerekecek? Vahşi kapitalizme karşı farkındalığımızı arttırarak artık tüketmeyeceğiz diyerek direnç mi göstereceğiz? Daha az tüketmek için daha az çalışmamız ve kendimize daha çok zaman ayırmamız mı söz konusu olacak? Yoksa hayatımızda hiçbir şey değişmeyecek, aynı şekilde mi sürdüreceğiz?

    Bu soruların cevaplarını bilmiyorum ama öğrenmek istiyorum. Ama her konuda ahkâm kesenlerden değil bilimsel düşünen insanlardan öğrenmek istiyorum.

    İki aydır gerek yazılı gerek görsel basında gerekse sosyal medyada pandemi konusu çok tartışıldı. Bu konu ile ilgili en güvendiğim biliminsanlarından Prof. Dr. Mehmet Ceylan ile yapılan söyleşiye Psikeart dergisinin bir sonraki sayısında yer vereceğiz.

    Son olarak bu pandemi günlerinde canla başla uğraşan, hasta olma riskini göze alarak hastaları iyileştirmeye çalışan sağlık çalışanlarına selam olsun.

    Bir sonraki sayıda görüşmek üzere…

    © Sabine Baum
    1 yorum 612 kez görüldü
    5 FacebookTwitterEmail

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Kabul Devamını oku...